Sâni'-i Zülcemal'in kendi Zât-ı Akdesine lâyık öyle hadsiz bir hüsün ve cemali var ki, bir gölgesi bütün mevcudatı baştan başa güzelleştirmiş ve öyle münezzeh ve mukaddes bir güzelliği var ki, bir cilvesi kâinatı serbeser güzelleştirmiş ve bütün daire-i mümkinatı hüsün ve cemal lem'alarıyla tezyin edip ışıklandırmış.
